5 Ocak 2014

Kategori: Genel
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz puan verilmemiş)
Loading...
5 Ocak 2014,
 0

Fethiye,nin antik çağlardaki adı likya dilinde ışık ülkesi anlamına gelen telmessos dur.Likya-karya sınırında bir kıyı kenti olan ve akdeniz kıyı şeridinde kurulan bu şirin ilçede yerleşim günümüze kadar kesintisiz olarak devam etmiştir.Telmessos antik şehrinin ss.suffixli ismi nedeni ile filolojik tespitlere dayanarak M.Ö 3binli yıllara kadar gittiğini söyleyebiliriz.Mitolojik bilgilere göre tanrı apollon,Troya savaşı başladığı dönemde Antenorun kızına sevdalanır.Çekingen ve utangaç olan kıza yaklaşmak için küçük ve sevimli köpek kılığına girer kız kendine alışınca da keendi kimliğine bürünerek sevişirler.Bir süre sonrada oğulları olur,Telmessos adı verilen çocugun adına likya sınırında bir kent kurulur ve apollon oğlunu bu kente bilici tayin eder.M.Ö V yüzyıla ait kent sikkelerinde adı likçe yazı ile talebehi okubab şehrin,antik yazar suidasın bu mitolojik öyküden troya savaşına kadar uzanan bir geçmişi olduğu anlaşılmaktadır.Tarihçi heredot un kehanet merkezi olarak belirttiği telmessos bu özelliğinden dolayı büyük bir üne sahipti.

fethiye

Strabos  telmessos kentinin yerini anlatırken daidaladan sonra likyada ki dağı kastediyorum onun yanındaki likya kasabasından sonra telmesosa ve limanı olan telmesise gelinir diyor.Antik araştırmacıların hepsi antik telmessos kentinin yerini bugünki fethiye olarak göstermektedir.Fethiye kenti içindeki bir çok antik kalıntıda bulunan telmessos yazılarıda bu durumu doğrulamaktadır.
Toprağının her metre karesinde bir tarihi eser bulunan fethiye`deki en önemli eserlerden biride fethiye kalesi`dir.Şehrin kuzeyindeki tepe üzerine kurulu kalenin Aziz John Şovalyeleri`ne ait olduğu ve ortaçağ`da yapıldığı sanılmaktadır.Kuzeyde kalan kale surlarının temel hizasında bazılarının Hellenistik,Bazılarınında Roma dönemine ait olduğu taş bloklar görülmektedir.Günümüze kadar kalabilmeyi başaran kalede belli belirsiz birkaç yazı ile,hangi tarihte yapıldığı belli olmayan birde sarnıç bulunmaktadır.

Gerek şehrin içerisinde gerekse çevresindeki yamaçlarda kayalara oyuılmuş yada lahit şekliden yapılmış pek çok mezar kalıntısı vardır.M.Ö 4.Yüzyılda doğal kayalara oyularak yapılan bu mezarlar fethiye`nin simgesi haline gelmiştir adeta.Bunların en görkemlisi Amyntas isimli kral için yapılan mezardır.Fethiyenin kuzey cephesindeki tepenin yamacına yapılmış olan bu mezara düzgün basamaklardan oluşan merdivenlerden çıkarak ulaşabilirsiniz.Şehir merkezindeki düz araziden ve denizden rahatlıkla görülen bu anıt mezar,kendisine yaklaşıldıkça heybeti ile insanı etkisi altına alır.Anıt mezarın solundaki kolonun orta kısmında M.Ö 4.Yüzyıl alfebesi ile Herpamias oğlu Amyntas yazılıdır.Ancak bu kişin kimliği tam olarak bilinmemektedir.Şehrin çeşitli yerlerinden birdenbire karşınıza çıkan çok sayıda lahit mezarlardan biri kaya mezarlarının altındaki sokakta diğeri ise hükümet konağının bahçesindedir.Bu lahit mezarlar M.Ö 340 yıllara aittir.Gotik stili kemerli kapağı bulunan bu lahit mezarlar iki katlıdır.Tersine çevrilmiş bir kayığı andıran lahit kapakları,sıraya dizilmiş asker figürleri ile süslüdür.

Tarihi geçmişi bakımından çevresinin yönetenlerin etkisinde kalmış olan fethiyede  Grekler,Persler,Romalılar,Selçuklular,Venedikliler ve Anadolu beyliklerinden olan menteşe beyliğinden sonra  Nihayetinde Osmanlı imparatorluğuna katılmıştır.Eski adı ile Makri olan kent türk dilinde Meğri olarak telaffuz edildiği için Meğri olarak değiştirilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devletinin toprakları paylaşılırken,Yunanistan lideri Venizelos bölgedeki rum nüfusunun çokluğu nedeni ile bölgenin yunanistana verilmesini istedi.İtalyanlar ise daha önce Londra antlaşması ile kendilerine bırakılan Antalya ve çevresini işgal ettikten sonra 11 Mayıs 1919 da Fethiye`yide işgal ettiler.Askerlerimizin yurdumuzu kurtarmak için verdiği destansı mücadeleden sonra 21 Haziran 1920 tarihinde Fethiye`den ayrılmak zorunda kaldılar.Kurtuluş savaşı boyunca büyük çarpışmalara rastlanmayan Fethiyede yaşanan en trajik olay,1923 yılında yapılan mübadele sonrası,Fethiye ve Levissi(Kayaköy)deki Rum nüfusun Yünanistan`a göçüdür.

1900 yılına doğru,Girit ve Trakyadan gelen nüfuslanan Meğri`nin adı 35.Osmanlı padişahı Mehmet Reşat Han tarafından yayınlanan bir ferman ve belediye meclisi tarafından 1914 yılında alınan bir kararla ilk türk hava şehidi olan Yüzbaşı fethi bey`in adına ithafen Fethiye Olarak değiştirilmiştir.

Abonemiz Olun Duyuru ve Kampanyalar Mail Adresinize Gelsin (Ücretsiz)

Benzer Konular:

7.647 okunma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir